Şeytanın Rızkı
İhtiyar adam oğlu ile beraber tarladan dönmekteydi. Daha genç ve güçlü olduğu için, mahsulü yükledikleri arabayı oğlu çekmekteydi. Buna rağmen kendisi epey geride kalmıştı. Birazda isteyerek yavaşlamıştı yaşlı adam. Zira üzerindeki yorgunluğu çevresini seyrederken unutuyordu. Çevresini seyre dalmışken gözü bir ara oğluna ilişti. Yanına biri yanaşmış bir şeyler konuşmaktaydılar. Uzakta olduğu için olan biteni izlemekle yetindi. Biraz sonra oğlunun yanına varan kişi oradan uzaklaştı. Köyden biri olmalıydı muhakkak ama mesafeden ve yorgun gözlerinden ötürü kim olduğunu çıkaramamıştı. Bununla beraber ihtiyaçlı gibi görünmesi gözünden kaçmamıştı. Ve aynı zaman da oğlunun yanından eli boş dönmesi de. İçinde büyük bir korku hissetti. ‘’Acaba’’ diye söylendi önce. Sonra da ‘’Hayırdır inşallah’’ diyerek ağır ağır yürümeye devam etti. Nihayet eve varmışlardı. İhtiyar adam ne olup bittiğini öğrenmek istiyordu ancak bu konuda aceleci olmaktan da çekiniyordu. Mahsulü ara...