Kayıtlar

2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

UNUTULAN SORU. NEDEN VARIM?

Resim
Düşünebilen, düşünmeye değer veren için, basit sorgulayabilen için, her şey gözümüzün önünde. Neden varız?  sorusuna her insan muhakkak cevap bulmalı, sormalı, sorgulamalı. Bu hayatın şimdiki yaşantımızdan ibaret olamayacağını akletmeli, kabullenmeli. Çünkü neden varız sorusunun cevabı buradan başlıyor aslında. Bu bölümde düzgün cevap vermemiz, akabinde ki her şeye bakış açımızı geliştirecek, davranış şeklimize yön verecektir. Davranış şeklimiz önemli, çünkü kimliğimizi bunlar belirler, nasıl bir babayız, nasıl bir eşiz veya nasıl bir patron veya evlatız, komşuluğumuz nasıl, ticaretimiz nasıl  vs. vs.  Her kes tavsiyesinde şu üç günlük dünya diyor, boş ver diyor, kaptırma kendini bu dünya hayatına diyor, kendini kaptırdıktan sonra bunları konuşabiliyor.  Gençliğini nerelerde harcadığı umurunda değil, geride bıraktığı hayat ya ölümü inkar edemiyor ama ömründen koca bir vakti, ceza evinde veya kendine biçtiği bir ceza gibi dünya malının peşinde sürüklüyor. Ve öyle bir...

BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ.. BAZILARI HARİÇ!

Resim
Hani birlikteydiniz ?!! Dünyadaki çoğunluğa bakıyorum da, herkes bir şeyler söylüyor, herkes birbirini suçluyor ama ağızlarından düşmeyen bir slogan ‘biz birlikte güçlü bir ülkeyiz’. Şu an hangi ülke söylemiyordur bu sözü? Gerçekten öylemi sizce? Yani birlikte misiniz? Bence slogandan öteye gidemeyen bir söz bu. Birlikte ve güçlü olmak için önce aynı sözde birleşmek gerekmiyor muydu? Evet farklar olabilir ancak bu farklılıklar bir nimet olarak değerlendirilip, ortak bir noktada buluşturmalı değil miydi?Ancak görünen o ki, değil ortak bir nokta kendi söylediklerinin bile arkasında durmayan, her durumda ve her ortamda ayrı kişiliğe bürünmüş karakterler oluşmuş. Zaten eğer insanda Allah korkusu ve ahret bilinci yoksa bu kaçınılmaz sondur. Bu öyle bir şeydir ki menfaatin neyi gerektiriyorsa ona göre yol alırsın.. İğrenç gerçekten. Bir insan ancak bu kadar aşağılayabilir kendisini. Geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin en etkin insan kaynakları yöneticilerini   (chro) belirlediler.Ödül tö...
Resim
Bir tren seferinde kesişecekti hayatları. Birbirlerinden haberleri yoktu bu anlamıyla ancak olacak olan olmaktaydı Rabbin dilemesiyle. Genç delikanlı oturduğu yerde elindeki telefonla ilgilenmekteydi. Öylesine dalmıştı ki gelip geçeni fark edecek bir duyarlılığı da kalmamıştı. O esnada kendi bulunduğu yere doğru gelen ve kucağında bebeği olan bir anneyi görmemişti. Kadının kucağında bebeği vardı ve bir elinde de bebeğini oyalamak için aldığı belli olan küçük bir meyveli yoğurt kasesi duruyordu. Gencin yakınına yanaşmıştı ki ayağı takıldı ve biraz öne doğru sendelemiş oldu. Bu esnada elindeki küçük kase gencin üzerine düştü. Pantolonu meyveli yoğurda bulanmıştı. Annenin kucağındaki bebek şirin bir gülüşle fark etmişti olan biteni. Genç ise yüksek bir sesle ''dikkat etsene kardeşim'' diyerek çıkıştı kadına. Yüksek bir sesle konuşuyor ve olaya sebep olan kadını azarlıyordu. Kadının kendisinden özür dilemesine rağmen. Öyle ki kadın mahcup bir şekilde ileriye doğru yü...

EYVAH! ESNAFIN AMELİ İÇLER ACISI!

Resim
Buyurun arkadaşlar birlikte bir okuma yapalım. Malum şuan ülke siyaseti epey karışmış durumda. Yani ülkede iki tarafın yıllarca süren mücadelesi pandemi ile birlikte yeni bir boyut kazandı. Nedeni ise çok açık. Taraftarlar kendi taraflarına da kızmaya başladılar da ondan. Yeni boyutumuz bu. Bakıp seyrediyoruz. Tabi ki işin dışında olan biri olarak değil. Bizzat aynı koşullar içerisinde imtihan olan biri olarak. Lafı çok uzatmadan neye dair karalayacağımı sizlerle paylaşayım. Muhtemeldir ki sizin de gözünüze ilişmiştir. Pazarcı esnafın kasalar dolusu ürünleri çöplere tarlalara döktüğü görüntüler. Elbette konunun iki tarafı var. Birinci taraf bu eylemi gerçekleştiren esnaf arkadaşlar… Diğer taraf ise bu eylem üzerinden bin bir türlü edebiyat yapan şahıslar. İlk önce ilk tarafı değerlendirecek olursak aslında bu işe özet bir cümle ile giriş yapmak anmamız gereken zikri kolaylaştıracaktır düşüncesindeyim. Bu nasıl bir ameldir dostlar ?! ‘’Sen onların yerinde olsaydın’’ kısmını hakikaten b...

İDDİA EDİYORLAR, EDERSİNİZ, EDERLER, EDERİZ

Resim
Eğer nefes alıyorsanız bu hayatta diye bilir misiniz ki ben hiç öğüt almadım? Bana hiç kimse tavsiyede bulunmadı. Beni hiç kimse bir şeye çağırmadı. Ve diye bilir misiniz ki ben bunlara uymadım? Dinlemedim. Yani işçi iseniz patronunuzu, evlatsanız babanızı, eş yada koca veya hacı hoca vs sayın etrafınızda kim varsa yani muhataplarınız . Ve deyin ki  ben itaatkar değilim öyle mi?  V e biraz düşünün, yaşadığınız hayatta itaatiniz kime.  Ç ünkü itaatsiz yer yüzünde bir kimse bulamazsınız. Hoşunuza giden şeyler, tercihleriniz, seçimleriniz ve dahi insanlara davranışınız. Kim olursa uzak yakın fark etmez. İtaat ettiğinizin aynası olacaktır. Yaşamda kendinize ve çevrenize. Duyuyorsunuz duymuyor olamazsınız, görüyorsunuz görmüyor olamazsınız. Gördüklerinize ve duyduklarınıza olan haliniz kimden neden, niçin, nasıl ögüt? Nasıl tavsiye aldığınızın tepkisi, kabulü, retti veya umursamazlığı olacaktır. Başka bir hal gördünüz mü hayatta? Sizinle aynı düşünmeyen insanlar yok mu mesela...
Resim
Dünya yeni bir düzene ayak uydurmaya alışık, dünyada yaşayanlarda buna çabucak ayak uydurma derdinde ve bu gibi değişimleri yüz yıllardır tecrübe ettiğinden dolayı hiç de zorlanmıyor. İnsan hariç ! Dünyada var olan buzul dağları erimeye başlıyor , iklimler değişiyor. Binlerce kilometre öteden eriyen buz, bahçemdeki ağacın çiçek açma zamanına etki ediyor. Ama ağaç şaşmıyor, toprak küsmüyor, bulutlar körelmiyor, meyveler değişen iklime göre gelişmeye ayak uyduruyor. Bir tek insan hariç ! Dünya yine o değişimlerden bir değişimde, hızlı bir şekilde yayılan bir hastalık, dünyayı yeni bir yaşam şekline hızla hazırlıyor. Her nesne ,her canlı, yaş veya kuru bildiğimiz  her bir şeyin nasibi var bu değişimde. İstesek de, istemesek de bu değişim en çok insanlığı etkileyecek, şimdiden bir çok şeyi etkilediği gibi. Pandemi öncesi ve pandemi sonrası neler değişti değimli, mesafeler girdi insanların arasına, maske hayatımızdan bir parça oldu, markete gidip ekmek almak bile belli bir izne ta...

BİRİ SOYKIRIM DEDİ.. YA DİĞERİ?

Resim
Biri soykırım dedi, ya diğeri? Amerikan başkanı Biden bir açıklama yaptı. Günlerdir tüm gazeteler televizyonlar Amerika'nın  tarih boyunca yaptığı Katliamları bombalamaları haber yapmaya başladı. 70 milyon Kızılderilinin  katledilmesi, 15 milyon Afrikalının köleleştirilmesi, Japonya’ya atılan atom bombasında ölen insanların sayısı, 3 milyon Vietnamlının öldürülmesi Kore'nin  günlerce bombalanması , Irakta, Suriye de, Afganistan da yaptıkları tüm kanallar bas bas bunları konuşuyor şimdilerde. Biri soykırım dedi, ya diğeri? NATO denen şeyde birlikte değillermiş gibi, Kore de beraber savaşmamışlar gibi, Afganistan da hala beraber değillermiş gibi. Daha düne kadar stratejik ortak mavraları okuyan siz değil miydiniz? Buralarda öldürülen her çocuğun hesabının size sorulmayacağını mı sanıyorsunuz  o halde bekleye durun. Cumhurbaşkanı diyordu ki bugün; şu soykırım kararınızdan vazgeçin yeni bir sayfa açalım. Ne üzerine kendi söylemleriyle çıkarlar üzerine. Tüm hayatınızı çı...

HER GÜN ÖLÜYOR YAŞAYAN ŞAHİTLİK

Resim
Her gün ölüyor yaşayan şahitlik...  Selam ile. Geçtiğimiz günlerde sosyal medya üzerinden bir haber ilişti gözüme. İntihar eden bir adam hakkında. Açıkçası üzüldüm. Ölüm uzaktan biri ile ilgili de olsa etkiliyor insanı. Zira her birimizin hisleri var. Haberin detaylarına baktım. Bir iki farklı bilgi olsa da netice belirgin. Geçim sıkıntısı, çevreye yönelik artan borçlar ve bunlara ek sayılabilecek benzer sebepler. Aklıma ilk gelen acaba oturduğum yerde ihtiyaç sahibi olan birileri var mı? Oldu. Yani haberdar olmam gerekir mi? Diye sordum kendime. Bu haber benden çok uzakta değil de yanı başımda bir evde yaşanıp kulağıma ilişseydi ne hissederdim diye düşünmeye çalıştım. Sanırım farklı soruları da eklerdim aklımın bir ucuna. Belki kapı kapı gezmek değil elbette icap olduysa buda yapılır ancak en azından gözlemlemek ile ilgili ciddi bir sorumluluğum var diye düşündüm bir süre. Yanından geçip gittiği insanların hali yüz ifadesi. Bir şeyler anlatır mı bana? Belki anlatır belki anlatma...

KANAL İSTANBUL

Resim
Kanal İstanbul projesi; hükumet için boğazlardaki tehlikeye çözüm ve bir yandan da yeni bir pazar yeri. Kimileri için milli egemenlik güç devşirme aracı. Etrafına kurulacak inşa edilecek binalar sanayiler ve yine bir kesimin olağan dışı zenginleşmesi. Havadan para kazanacak olanlar, aracılar, parsel kapanlar . Fakirlerin terk etmek zorunda kalacağı mahalleler. Buna birde muhalefet yapanlar var ki, asıl ana gündemimi burası oluşturmakta. Muhalefeti tam olarak şunun üzerine kurmaktalar. Atatürkçülük. Bu projeye karşı olmayan karşı durmayan Atatürkçülük den sayılmamakta. Bu projenin gerçekliğine bakmaksızın; ideolojik yaklaşımla ret edilmekte. Muhalefet bloğunu bu ideoloji üzerinde toplamaya ve insanları bununla baskılamaya çalışmaktalar. Meseleler tamamen dünyalık, çözümlerde elbette kaçınılmaz olarak dünyalık. Yatırımları yani sermayeleri burada.  Savaşları da burada netice vermek zorunda. Hiç ahirete bırakanı, amacı gayesi ahiret olanı yok. Hesap ortada ideolojik toplulaşmak ayrışm...

MİLYARDER SEVGİLİ VE ORTAYA ÇIKAN AHLAKİ YANSIMA

Resim
Milyarder Sevgili Ve Ortaya Çıkan Ahlaki Yansıma.  Magazin haberlerinin takipçisi değilim. Ama sosyal medya kullanıcısı olarak burnumuzun dibine kadar sokuşturulan bir gündemin şahidi oldum ve bir şeyler yazmasam olmayacak. Mecralardan birinde yazılanları okurken resimli bir paylaşım dikkatimi çekti. Bahsettiğim resmi, yazıya ait görsel olarak paylaşıyorum. Dini kısmında Para yazan bir kimlik belgesi detayı. Elbette hazırlanmış. Biri tarafından. Ancak kaç kişi tarafından paylaşıldı bunu bilmiyorum. Bunun yanı sıra bu gündeme ilişkin neler yazıldığını görmek için içeriği biraz takip ettim. Bahsi geçen bayanın -ki şu noktada ismi çok önemli değil- milyarder bir bay ile evlenme kararı almasının ardından buna dair söyleyecek sözü olanların yazıp durduğu atıp tuttuğu bir gündem. Bahsi geçen konunun benim açımdan hiçbir ciddiyeti yok. Ancak bu konuya dair bir şeyler yazmaya çalışırken ortaya serilen tavırlar ve yansıyan ahlak... Evet bu tam da ilgilendiğim bir mesele. Başta da söylediği...