UNUTULAN SORU. NEDEN VARIM?

Düşünebilen, düşünmeye değer veren için, basit sorgulayabilen için, her şey gözümüzün önünde.

Neden varız?  sorusuna her insan muhakkak cevap bulmalı, sormalı, sorgulamalı. Bu hayatın şimdiki yaşantımızdan ibaret olamayacağını akletmeli, kabullenmeli. Çünkü neden varız sorusunun cevabı buradan başlıyor aslında. Bu bölümde düzgün cevap vermemiz, akabinde ki her şeye bakış açımızı geliştirecek, davranış şeklimize yön verecektir.

Davranış şeklimiz önemli, çünkü kimliğimizi bunlar belirler, nasıl bir babayız, nasıl bir eşiz veya nasıl bir patron veya evlatız, komşuluğumuz nasıl, ticaretimiz nasıl  vs. vs. Her kes tavsiyesinde şu üç günlük dünya diyor, boş ver diyor, kaptırma kendini bu dünya hayatına diyor, kendini kaptırdıktan sonra bunları konuşabiliyor. Gençliğini nerelerde harcadığı umurunda değil, geride bıraktığı hayat ya ölümü inkar edemiyor ama ömründen koca bir vakti, ceza evinde veya kendine biçtiği bir ceza gibi dünya malının peşinde sürüklüyor. Ve öyle bir nesil de yetiştiriyor aynı zamanda, kendi gibi bakan, kendi gibi gören çocuklar.

Sonrada onlara nasihatte bulunuyor kendi inanmadığı halde, tabi bir faydasının olmadığının farkında !
Çünkü arkada koca bir boşluk bıraktınca ondan sonrası da o boşluğa göre şekilleniyor. Geride ‘’ niçin varım, neden yaratıldım ‘’ sorusunun cevabı kaldı, ona değer verilmedi, şimdi yaş başını aldı, ölüme böyle bir göz attı, değişemiyor artık, şeytandan bir dost var artık yada şeytanlaşmış bir insan veya şeytanca bir ideoloji. Sadece inananlar için var değil kıyamet, hesap; herkes oraya varacak,her kes kendi kitabıyla buluşacak.

Dünyada olduğu gibi, ne ektiysek o çıkacak hasat olarak. Domates ekipte nar toplayan var mı hiç?
Doğru yaşayıp ta yanlışa varan var mı hiç? İmkanı yok, mümkün değil. Çünkü  hayatın sahibinin yaratmadığı bir şey bu. Allah'ın yaratmadığı bir şeyin olma olasılığı yok.

Ey insan sen, ben, hepimiz sadece Allah'a kulluk için için varız, yaratılış sebebimiz bu ve yaşadıklarımızla cennet yada cehenneme doğru akıp gitmekteyiz. Kaçmak mümkün değil, şefaat yok, rüşvetin para etmediği bir mizan, bir terazi. Ve delillere de gerek yok orada, ellerimiz ayaklarımız bize delil, yüreğimiz gözlerimiz bize delil.

İnsan niçin bir insanı haksız yere öldürür ?
Her haber açtığımda muhakkak birileri birilerini öldürmüş ve hepside kendini haklı görmekte ama hepside Haktan uzak da, Hak olan Allah'tan bir haber ! Niçin yaratıldım, niçin varım, sorusuna doğru cevap vermezsen ne gibi bir hayat olacak ki ! İşte bir gün sinirleneceksin komşuna kızacaksın veya sana gücü yetmeyen eşine kızacaksın, öfkeni kontrol edeceğin bir sebebin de yok, sonra bir bakacaksın ceza evindesin veya bir karıncayı umursamadan öldüreceksin sonuç yine aynı !

Çünkü bu hayatın varlık sebebi bizi oraya taşıyacak, kıyamet gününe, bir karıncanın da hesabı sorulacak, boğazına soktuğun haram lokmanın da . Az önce bir haber vardı, adamın biri karısının iki elini kesmiş, taaaaa yıllar önce ama duyunca hiç yıllar öncedir diye umursamadan geçemedim duyunca rahatsız etti beni içim kötüleşti. Ama tam yetmiş yıl öncenin haberiymiş. Allah'ın onu imtihan için yarattığı bu yaşamda varılan nokta bu işte, savunamaz artık kendini çünkü elleri ve ayakları itiraf halinde. Niçin yaratıldım,niçin varım sorusunu es geçtin !

Nasıl bir son bekliyorsun, kendin şahitsin kendine, amellerine, defterine yazdıklarına. İmtihan için yaratıldığımız bu dünyada, kalıcıymış gibi davranmanın kime kârı var? Misafir olduğumuz bu dünya da kalışımız çok kısa aslında, uzun hayalleri olanlar hüsrana bulaşacak, kaçışı yok bunun, halbuki bizi yaratan çok misafirperver, çok cömert. İhtiyacımız olanı vermekte hiç de cimri değil, gerek inananlara, gerekse inanmayanlara bile.

Bizler ona ne kadar da hamd etsek, verdiklerini karşılamaz ki ama Allah gücümüz nispetinde kulluk istemekte, zaten öyle imtihan etmekte. Zor mu bu dünyada kınanmak, zor mu putlardan yüz çevirmek, zor mu adam olmak, fıtratına uygun yaşamak? Kardeşini öldüren kabil olmak daha da zor çünkü bu dünya da aslında bir zindana dönüşür. Aileni mutlu etmek, eşini mutlu etmek, nefsini mutlu etmek, insanların beğenisini kazanmak, hepsi bu dünyaya ait.

Ya öteki dünya! Oraya ne zaman hazırlık veya nasıl bir hazırlık. Herkes hazırlanıyor aslında oraya, herkes orada ki yerini garanti altına alma peşinde. Cennette, cehennem de buradaki  koşuşturmanın neticesi, buradaki  ölümün orada ki dirilişi. Ahirette mazeret sunanların mazeretleri buraya ait ama geçerli bir mazeret yok burada, her nefis kendi ettikleriyle yüz yüze, hem burada hem orada.

Mazeret sunmaya gerek kalmaması için fırsat var daha ölüm gelmeden veya dönülmez bir sapağa gelmeden herkese fırsat var.

Rabbe hicret eden herkese yer var, gayret eden herkese Rabden yardım var inşallah. Allah'ın davetine icabet edip, yaşamını ona adayanlara selam olsun. Kıyamet günü Allah'ın nimet verdikleriyle buluşsun inşallah.

KENAN KAYRIN

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İNSAN İÇİN TEK GERÇEKLİK!

Kim galip gelecek?

KANAL İSTANBUL