Dünya yeni bir düzene ayak uydurmaya alışık, dünyada
yaşayanlarda buna çabucak ayak uydurma
derdinde ve bu gibi değişimleri yüz
yıllardır tecrübe ettiğinden dolayı hiç de zorlanmıyor.
İnsan hariç !
Dünyada var olan buzul dağları erimeye başlıyor , iklimler değişiyor. Binlerce
kilometre öteden eriyen buz, bahçemdeki ağacın çiçek açma zamanına etki
ediyor. Ama ağaç şaşmıyor, toprak küsmüyor, bulutlar körelmiyor, meyveler değişen
iklime göre gelişmeye ayak uyduruyor.
Bir tek insan hariç !
Dünya yine o değişimlerden bir değişimde, hızlı bir şekilde yayılan bir
hastalık, dünyayı yeni bir yaşam şekline hızla hazırlıyor. Her nesne ,her
canlı, yaş veya kuru bildiğimiz her bir şeyin
nasibi var bu değişimde. İstesek de, istemesek de bu değişim en çok insanlığı etkileyecek, şimdiden
bir çok şeyi etkilediği gibi.
Pandemi öncesi ve pandemi sonrası neler değişti değimli, mesafeler girdi
insanların arasına, maske hayatımızdan bir parça oldu, markete gidip ekmek almak
bile belli bir izne tabii. Neler anlatmakta bize bu değişimler veya neler katmakta bizlere, niçin varız
sorusu daha da özel oldu, niçin yaratıldık, ne yapıyoruz hiçbir hükmümüzün
olmadığı bu yaşamda ? Değişti mi gerçekten bakış açımız, teşekkür etme halimiz, farklı zikirler girdimi hayatımıza ?
Etrafımızda olan bunca değişiklikten sonra değişmeli, kör olan gözlerin
açılması için yönümüz değişmeli, bakışımız değişmeli .
Yaratılışımızın anlamı olan imtihan değer bulmalı her halimizde, değerli
insanlarla dost olmalı, alışverişimiz kıymetlenmeli. Sabır, geçmişte sabredenlerin
hikayesi değil, hak etmenin derdi olmalı, komşu olmalıyız, ama filmlerde
izleyerek değil, hayatın içinde olması gereken gibi. Paraya, güce, endekslenmiş bir yaşamın peşini bırakmalı artık bırakamayanlar
veya zaten bir işe yaramadığını anlamalı, anlamalı ki değişimin faydasını
görsün.
Allah'ın yarattığı ayetlere karşı kimin gücü yetebilir ki, kim boyun eğmeden
durabilir ki? Ama Allah bunu gönüllü istiyor bizlerden, zorla olanın bir
faydası yok ki . Zorla zaten boyun eğmekteyiz, başka çare var mı ki ? Hani bilim insanları, hani bilime güvenmeliyiz diyenler, bu gün olmayacaksa ne
zaman olacak bu bilim. Pandemi den ölenlerin sayısı 3 milyonu aştı, aşı da bir işe yaramadı gibi,
yaşadığımız ülkenin nüfusu 80 küsur milyon, vurulan aşı sayısı 20 milyon, vakalar
hiç olmadığı kadar yükseldi.
Umudunuz var mı halen bilim den ?
Maske, mesafe, temizlik, bilim geldiği son nokta. Bunu da bilim bulmadı ki, zaten vardı. Allah'ın verdiği nimetlerin dışında, bilim ne buldu ki şimdiye kadar ? En büyük bilim adamlarınızdan birinin sözü değil mi? ‘’ dünya su üstünde yüzen
bir kara parçası ‘’ Bu sözün üzerinden 2000 seneden fazla zaman geçmiş, dünya su üstünde değil,
gök yüzünde durur vaziyette ve binlerce yıldır Allah'ın istediği yörünge de
akıp gitmekte. Yine de Tales bilimin babası sizin için değimli ?
Kör olan gözlere görmek fayda vermez ki, duymayan kulaklara bağırmanın anlamı
yok ki !
Sadece Tales den örnek verdim, aslında hepsinin var böyle örneği ,
kibrinden, müstekbirliğinden
nasıl görecek doğruyu? Yenilerde ölen bir bilim adamı da ona benzer konuştu ‘’ gök yüzünde kara delik
var’’ dedi. Ölen insanlar ve zamanı
dolan her şey orada yok olmakta diyor. Kanıtı da yok, ‘’ işte kaç milyon yıl uzakta ‘’ diyor, nasıl olsa kendi yaşadığı müddetçe ortaya
çıkacak bir şey değil. Kanıtlamaya da ihtiyacı yok ki zaten, çünkü onun peşine verenlerin, ona
inanların böyle bir derdi yok.
Böyle teorilerin ,böyle iddiaların sonu
gelir mi hiç, bu dünyayı yemek içmekten ibaret sayan akıl ?
Bakın bende size birkaç tane uydurayım ‘’ örnek için ‘’ Güneş'in arkasında 5 tane daha güneş var ama biraz küçük bunlar, güneşin
büyüklüğünden göremiyoruz. Güneşe doğru gidince son yüz metrede görülüyor ! Veya siz yıldızların sayısını biliyor musunuz ? Ben saydım 1. Ve 2. Dünya
savaşında ölenlerin sayısının 6542 katı.
İnanmadınız değimli, ama tersini söyleyecek kanıtınız var mı ?
Yok tabi ki ! İsterseniz kanıtlamaya çalışın, 1. Ve 2. Dünya savaşlarında ölenleri
hesaplayın ki bunu hesaplayamazsınız, sonrada yıldızları sayın, bunu hiç sayamazsınız. Daha sonra 6542 ile çarpın, eğer doğru çıkmazsa o zaman konuşuruz. Komik
gerçekten bunlar. Daha neler
uydurulabilir değil mi ?
‘’Kara delik var’’ diyen, Allah yok diyor, keyfinize bakın, ahiret yok
diyor, yok olup gideceğiz diyor, bir daha uyanmayacağız diyor, yaşadığınız yanınıza kar kalacak diyor. Büyük bir yalan, bu hayatta görebileceğin her şeyle çelişir vaziyette, peki
neden inanıyor bu yalana insan ?
Çünkü hoşuna giden bu, yoksa bu sözün hiçbir değeri yok aslında ve herkes bunun
farkın da !
Ahirete inanmayanın hayatında ne gibi değer var, ne anlamı var hislerimizin,
neden toprak mahsul veriyor veya nasıl veriyor, yağmur nasıl yağıyor ve
bulutlar kim tarafından yer değişiyor?
Bir anne bebeğini neden seviyor ? Nasıl
her şey kendiliğinden oluşuyor, Çin de yemek yiyen birinden oluşan virüs bizim
hayatımızı nasıl böyle etkileyebiliyor?
Ey akıldan kendini yoksun bırakmış insan, bunların hepsinin cevabı
sende, bunların hiç biri boşuna değil, sen varsın ve seni yaratan var, hesap var,
bunu anlaman ve Rabbine yönelmen için fırsat bunlar.
Neye çare olabilirsin kendi yüreğindeki özlemini giderebilmek ten başka, yüreğin ne diyor
dinle, nasıl mutmain olacak ona kulak ver. Rabbini razı etki oda seni mutmain
kılsın. Yaşam o zaman değerlenecek, pandemiyi o zaman daha iyi anlayacaksın, yardımı Rabden isteyecek,ondan
bekleyeceksin.
Çünkü onun dışındaki umutların hepsi boş, Rabbe tevekkül etmenin dışındaki
tevekküller boş.
Bizden önce nice insanlar geldi geçti, isimlerini bile bilmeyiz ama bunlarla
yaşadı ya doğru bir şekilde yaşadı yada kendi avutacak sahte bir ilahın peşine
verdi . Ama öldü bitti işte, yok onlar şimdi, artık toparlayacağı bir imkanı da yok
imtihanı bitti. Doğru yaşadıysa Rabbinin ona vaad ettikleri ile buluşacak, yoksa hali perişan,
bütün inandıklarını, bütün sevdiklerini öne sürecek cehenneme girmemek için.
Ama ne mümkün !
Ve bizler şimdi yaşıyoruz, covid-19 un Rabbine boyun eğmek için. Bizden önce
yaşayanları, bizim gibi anacaklar sadece, bizden sonrakiler, başka da bir
mükafaat yok. Bu hayatta olan her şey sadece Rabbi hatırlamak, ona boyun eğmek, gücünü görüp
teslim olmak için var. Covid-19 da onun için var, aşı bulunsa ve bunları
unuttursa Allah bizlere, yinede değişen bir şey olmayacak, dünya başka bir
değişime girecek, başka imtihanlar ile karşılaşacağız.
Boşuna bu hayatta cenneti yaşamanın hayaline düşmeyin, cennetin sahibi zaten onu
kazanacağımız fırsatları yaratmaya devam ediyor. Ahiretin varlığına inananlara , cennetin ve cehennemin sahibine teslim olanlara
ve teslim olacaklara gönülden selamlar olsun.
KENAN KAYRIN
derdinde ve bu gibi değişimleri yüz yıllardır tecrübe ettiğinden dolayı hiç de zorlanmıyor.
Yaratılışımızın anlamı olan imtihan değer bulmalı her halimizde, değerli insanlarla dost olmalı, alışverişimiz kıymetlenmeli. Sabır, geçmişte sabredenlerin hikayesi değil, hak etmenin derdi olmalı, komşu olmalıyız, ama filmlerde izleyerek değil, hayatın içinde olması gereken gibi. Paraya, güce, endekslenmiş bir yaşamın peşini bırakmalı artık bırakamayanlar veya zaten bir işe yaramadığını anlamalı, anlamalı ki değişimin faydasını görsün.
Sadece Tales den örnek verdim, aslında hepsinin var böyle örneği , kibrinden, müstekbirliğinden
nasıl görecek doğruyu? Yenilerde ölen bir bilim adamı da ona benzer konuştu ‘’ gök yüzünde kara delik var’’ dedi. Ölen insanlar ve zamanı dolan her şey orada yok olmakta diyor. Kanıtı da yok, ‘’ işte kaç milyon yıl uzakta ‘’ diyor, nasıl olsa kendi yaşadığı müddetçe ortaya çıkacak bir şey değil. Kanıtlamaya da ihtiyacı yok ki zaten, çünkü onun peşine verenlerin, ona inanların böyle bir derdi yok.
Bakın bende size birkaç tane uydurayım ‘’ örnek için ‘’ Güneş'in arkasında 5 tane daha güneş var ama biraz küçük bunlar, güneşin büyüklüğünden göremiyoruz. Güneşe doğru gidince son yüz metrede görülüyor ! Veya siz yıldızların sayısını biliyor musunuz ? Ben saydım 1. Ve 2. Dünya savaşında ölenlerin sayısının 6542 katı. İnanmadınız değimli, ama tersini söyleyecek kanıtınız var mı ?
Yok tabi ki ! İsterseniz kanıtlamaya çalışın, 1. Ve 2. Dünya savaşlarında ölenleri hesaplayın ki bunu hesaplayamazsınız, sonrada yıldızları sayın, bunu hiç sayamazsınız. Daha sonra 6542 ile çarpın, eğer doğru çıkmazsa o zaman konuşuruz. Komik gerçekten bunlar. Daha neler uydurulabilir değil mi ?
‘’Kara delik var’’ diyen, Allah yok diyor, keyfinize bakın, ahiret yok diyor, yok olup gideceğiz diyor, bir daha uyanmayacağız diyor, yaşadığınız yanınıza kar kalacak diyor. Büyük bir yalan, bu hayatta görebileceğin her şeyle çelişir vaziyette, peki neden inanıyor bu yalana insan ?
Ahirete inanmayanın hayatında ne gibi değer var, ne anlamı var hislerimizin, neden toprak mahsul veriyor veya nasıl veriyor, yağmur nasıl yağıyor ve bulutlar kim tarafından yer değişiyor?
Bir anne bebeğini neden seviyor ? Nasıl her şey kendiliğinden oluşuyor, Çin de yemek yiyen birinden oluşan virüs bizim hayatımızı nasıl böyle etkileyebiliyor?
Neye çare olabilirsin kendi yüreğindeki özlemini giderebilmek ten başka, yüreğin ne diyor dinle, nasıl mutmain olacak ona kulak ver. Rabbini razı etki oda seni mutmain kılsın. Yaşam o zaman değerlenecek, pandemiyi o zaman daha iyi anlayacaksın, yardımı Rabden isteyecek,ondan bekleyeceksin.
Bizden önce nice insanlar geldi geçti, isimlerini bile bilmeyiz ama bunlarla yaşadı ya doğru bir şekilde yaşadı yada kendi avutacak sahte bir ilahın peşine verdi . Ama öldü bitti işte, yok onlar şimdi, artık toparlayacağı bir imkanı da yok imtihanı bitti. Doğru yaşadıysa Rabbinin ona vaad ettikleri ile buluşacak, yoksa hali perişan, bütün inandıklarını, bütün sevdiklerini öne sürecek cehenneme girmemek için.
KENAN KAYRIN

Yorumlar
Yorum Gönder